logo

18 Mayıs 2011

Sosyal medyanın faydaları ve zararları

Her çeşit bilgiyi bireye ve topluluklara aktaran, eğlendirme, bilgilendirme ve eğitme gibi 3 temel sorumluluğa sahip görsel, işitsel ve hem görsel, hem işitsel araçların tümüne medya diyoruz. Ancak medya artık sadece gazete, radyo ve televizyon kanallarından oluşmuyor. Sosyal Medya olarak adlandırdığımız yeni medya, internet çağını yaşadığımız şu günlerde geleneksel medyanın önünde yer alıyor.
Türkiye?de haftalık satılan gazete sayısı 4.816.093 yani günlük ortalama 700 bin civarında. Bu sayı Almanya?da günlük ortalama 25 milyon civarında. Ancak sosyal medyaya baktığımız zaman ters bir orantı görmekteyiz. Türkiye nüfusu 75 milyon ve facebook kullanıcı sayısı 29 milyona ulaşmak üzere. Almanya nüfusu 82 milyonken facebook kullanıcı sayısı 18 milyon civarında. Ve Türkiye?de insanlar günlük ortalama 3 saatini sosyal medya ile geçiriyor. Böyle bir tablo ortaya çıkmasının tabi ki bir çok sebebi var. Alman toplumunun geleneksel medyadan kopamadığı gözlenirken, Türk halkının yeni medyaya daha çabuk ayak uydurduğu görülmekte. Türkiye sosyal medyayı en çok kullanan 4. ülke. İlk üç sırada Amerika, Endonezya ve İngiltere var. Dünya?da 600 milyon facebook kullanıcısı var. Dünya?nın 6 milyar nufüsu olduğunu düşünecek olursak, her 10 bireyden biri bu yeni dünya ülkesinin aktif vatandaşı. Türkiye?de ise her 2,5 kişiden 1?inin facebook üyesi olduğunu görmekteyiz. www.socialbakers.com sitesinin verilerine göre; Türkiye?de facebook kullananların %33?ü 18-24 yaş arasında. Yani 10 milyona yakın gence buradan ulaşmamız mümkün. Gençlik çalışmalarının vazgeçilmez iletişim aracı olarak yerini almış durumda.
Nokia firmasının connecting people sloganı artık facebook için kullanılabilir. Çünkü facebook sadece basit bir internet sitesi olmadığını aynı zamanda aynı şeyleri düşünen ancak bir türlü bir araya gelemeyen insanların bir araya gelmesini sağladı. Ortadoğu?nun tarihini tamamen değiştirdi. Çünkü insanlar burada başlattıkları etkinlikler ile bir araya geldiler. Ortadoğu?da sınırlar daha öncesinde cetvelle çizilmiş ve liderler o koltuklara oturtulmuştu. Aynı duyguları, hisleri paylaşan insanlar bir araya geldiler ve biz ne yapabilirizi tartışmaya başladılar. Daha sonra karar verip eyleme döktüler. Bu hamleleri ile son 6 ayda onlarca ülkenin kaderi değişti. Ve artık insanlar sosyal medya ile karar mekanizmalarını etkileyebiliyorlar. Geleneksel medyada ise böyle bir şansımız yok. Okuyucu pasif durumda kalıyor ve değerlendirip, düşüncelerini aktaramıyor.
Sosyal medyanın olumlu yanlarının olduğu gibi sakıncalı tarafları da var. Mantıklı ve bilinçli bir şekilde kullanılmadığı sürece bizim hayatımıza çok bir katkısı olmayacaktır. Aksine daha fazla zamanımızı alıp, sosyal yaşamdan bizleri soyutlayacaktır. Bununla ilgili bir örnek vermek gerekirse farmville oyunundan yola çıkabiliriz. İnsanlar artık günlük yaşamda domates, biber yetiştirmek yerine internet üzerindeki sanal oyunların sanal tarlalarını sürmeyi tercih ediyor. Bunun başlıca nedeni kolay elde edilir olması ve kısa sürede gerçekleşmesi. Örneğin bir tarlaya ektiğin bir domatesi aylar sonra eline alabiliyorken, herhangi bir oyunun ikinci gününde kamyonlara, tırlara yükleyip hemen satış yapabilirsiniz. Böylece insanlar gerçek yaşamda ulaştıkları hazza hiçbir zaman ulaşamıyor ve elde ettiklerinin kıymetini bilmeyi öğrenemiyorlar.. İnternet onları somuttan soyuta doğru yol almaktan öteye götürmüyor.
Genel olarak sosyal medyayı değerlendirecek olursak hayatımızı değiştirdiği net. Mark Zuckerberg ?Ben dünyayı daha açık bir yer haline getirmek için çalışıyorum? diyor. Sosyal medya kültürler arası etkileşimi hızlandıran, insanlara yeni kapılar açan, farklı insanlarla tanışıp farklı alanlara sürükleyen yeni bir dünya ülkesi. Ve biz de bu dünya ülkesinin en sadık üyelerinden sadece bir kaçıyız.

Share
#

SENDE YORUM YAZ